merhaba. arkadaslar ogrencı vızesını almıs bırı olarak,ulkeye gırıste yanımızda ne gıbı evraklar olmalı ve ne gıbı seylere hazırlıklı olmalıyız:::bızı ulkeye gırıste ne gıı sorular sorulur ve nasılo cevaplar vermelıyızz.....vızeyı aldık sımdı de kanada ya gırıs stresı basımı sardı...yardımlarınızı beklıyorum..
Ben de bilenlerden bir kaç hususu öğrenmek istiyorum umarım sorularıma cevap alabilirim.
1- Kanada'ya girişte, yanımda 14.500 USD Doları götürmek istiyorum. Fakat, Kanada'ya girişte belli bir formun uçakta dağıtıldığından bahsedildi. Bu formda Kanadaya getirebileceğimiz para meblağı yazmakta mı? Yazıyorsa ne kadarlık bir meblağı yanımızda getirebiliyoruz? Eğer belirtilen meblağı aşan bir miktar yanımızda varsa aşan miktarı ne oluyor?
2- Diyelim ki, belirtilen meblağ kadar yanımızda para var ve bu parayı yanımızda tutmak istemiyoruz. Kanada'da Banka hesabı nasıl açılıyor? VeyaTürkiye'den ayrılmadan önce hangi Banka ile görüşmemizi önerirsiniz? Geçen gün HSBC Bankası'na gidip , Dil Eğitimi için Vancouver'a gideceğimi belirtip "orada bir şubeniz varsa buradan adıma döviz hesabı açmak istiyorum "dedim. Fakat, ne yazık ki "Toronto ve Ottowa'da var Vancouver'da yok" yanıtını aldım. Acaba, Türkiye'deki hangi bankanın bir şubesi Vancouver'da var?
3- Paranın, bir diğer başka yerde tutulması işi ile ilgili olarak, gideceğim Dil Okulu'nun kendi kasasına bırakılması alternatifinden de bahsetmişlerdi. Bu konu ile ilgili olarakta bilgisi olup, buraya bir şeyler yazacak olanlara şimdiden teşekkür ederim.
4- "Jetlag" denen handikapı aşmak için ne gibi şeyler önerirsiniz? Sabah erken saatte yola çıkan birisi olarak toplamda Frankfurt üzerindeki aktarmayı da sayarsak 20 saatlik bir süre yolculuk edeceğim. Dolayısıyla, Kanada'ya inişte saat 14:00 oluyor. Daha önce bu tecrübeyi yaşamış olanlarımız ne gibi öneriler sunabilirler.:)
5- Kanada'da cep telefonu kullanmak istersek, şu an Türkiye'de kullanmakta olduğumuz telefonu götürebilir miyiz? Oradan nasıl bir hat GSM Operatörü satın almamız gerekiyor?
6- Forumda herkes ulaşımın toplu taşıma araçları ile kolay olduğundan bahsetti. Acaba, orada bahsedilen pasoyu öğrenim gördüğümüz Dil Okulundan mı alıyoruz? (Hiç sanmıyorum ama :)) Veya Türkiye'de olduğu gibi (orada da olması gerekir diye düşünmekteyim) Belediye'nin ilgili birimine mi başvuruyoruz?
Daha bir çok soru sıralamak mümkün. Fakat, ilk defa bu kadar uzak bir yere gidip-kalıcak olan ben ve benim gibiler için en acil olanları şimdilik bunlar gibi gözüküyor.
Sorularımı okuyan ve cevaplama lutfunda bulunan herkese peşinen teşekkür ederim.
1. 10.000 dolardan fazla getirirsen sorun olabilir bana kalirsa deneme . 2.city bank in hem kanada ve hem turkiyede subesi var,ondan bir bank hesabi actir . 3. city banktan hesap al, kimseye gerek kalmaz parani saklamak icin 4. kafani yorma her yil 30 milyon insan ,atlantik okyanusunu geciyor ucakla,sorun olmaz ((:: 5. evet telefonunu getirirsin, ama burda kullanmak cok tuzlu olur,burda bir tane ucuza prepaid phone lardan alirsin. 6. bilmem,buyuk sehirlerde yasayanlar daha iyi bilir. cok kasinti yapma,dert etme,bunlar kolay isler ,bol sanslar
Arkadaşlar bu form gözünüzü bu kadar korkutmasın. Sadece gerekli yerleri doldurun yeter. Kendi tecrübelerimden aktarayım: Ülkeye "esl" için girenler şu muameleyi görecekler. Uçaktan indiniz, kalabalığı takip ettiniz. Not : Vancouver'a gelenler, yanlışlıkla Çin'e indiğinden şüphelenip, panik yapabilir, yapmasın. Doğru yerdesiniz. Pasaport polislerinin oluğu gişelere geldiniz. İnternational visitorların olduğu gişelerin olduğu yerdeki sıralardan birine girdiniz. Sıra size geldi. Buradaki pasaport polisleri amerikan pasaport polisleri kaba saba ukala tipler değillerdir; rahat olun, güler yüzle karşılanacaksınız. Pasaport polisi pasaportunuzu; konsolosluktan pasaportunuzla birlikte gönderilen "ülkeye giriş kabul kağıdını" ve de uçakta size doldurtulan formu isteyecektir. Onları verin. Bunları incelerken, Kanada'ya niçin geldiğinizi soracaktır. Siz de diyeceksiniz ki, "şu kadar haftalık dil kursuna" geldim. Yanınızda bulunan "okul kabul belgesi", "okulun ücretinin ödediğinize dair makbuz", "konaklama bilgilerini içeren kağıt" ve varsa ajentanızdan sizin için yazılmış "öğrencimiz olan bu kişi falanca kurumda filanca süre fişmekanca eğitimi görecektir" içerikli mektubu görmek isteyebilir, istemeyebilir de. İsterse uzatırsınız, emin olmuş olur. Eğer eğitim göreceğiniz süre altı aydan az ise, uçakta size verdikleri kağıda tükenmez kalemle "incelendi" anlamına gelen bir paraf atıp, pasaportunuzla birlikte size geri verecek ve bagajınızı alacağız bölmeye geçmenizi sağlayan turnikeyi açacaktır. Derin bir nefes alabilirsiniz, ülkeye hoş geldiniz. Bagajınızı alın ve çıkışta bir masada bekleyen polise uçakta doldurduğunuz ve pasaport polisi tarafından paraflanmış formu verin.
Eğer eğitim göreceğiniz süre altı ay ve üzeri ise, o zaman işiniz kolay bitmiyor canlar. Polis yine, ülke kabul mektubu, pasaport ve uçakta verilen formun kontrollerinden sonra size hangi amaçla geldiğinizi sorup, formu parafladıktan sonra sizi göçmen ofisine yönlendirecektir. Çünkü 6 ay ve üzeri süre için gelenler malesef "study permit" almak zorunda ve bu pasaportunuza zımbalanan şey göçmen ofisinde verilmektedir. Mesela ben PLI'da 24 hafta eğitim görmüştüm, 1 ay 4 hafta kabul edilirse, 24 hafta 6 aya denk gelir ama ay bazından düşünüldüğünde 5.5 ay, yani 6 aydan kısa. Buna rağmen Tr'deki büyükelçilikte benim başvurumu değerlendiren görevli, vizemi beklediğimden kısa sürede onayladığı ve onayladığı tarihle dönüş tarihim arasındaki süre matematiksel olarak 6 ay 2 güne tekabül ettiği için uzun dönem S-1 tipi vize vermişti. Aldığım vize tipi yüzünden 6 aydan kısa süre eğitim görsem de 6 ay ve daha uzun süreli öğrenci kapsamında değerlendirildim ve göçmen ofisinin yolunu tuttum. Ofise girmeden evel bagajlarınızı alın ve sürekli gözünüzün önünde olabilecek bir noktaya koyun. Sonra ofise girin. Şanslıysanız işiniz kısa sürer. 5 dakikalık bir evrak kontrolü ve birkaç formalite sorudan sonra işiniz biter ama şanssızsanız 5 dakikalık işlem için 2 saate yakın kuyrukta beklersiniz benim gibi. Ben tam yaz başında gittiğim için yabana atılmayacak kadar uzun bir kuyruk vardı. New Orleans'lı Amerikalı bir amca ile homestay öncesi ilk ingilizce pratiğim kuyruk sırasında olmuştu. Göçmen ofisi, böyle ziraat bankası görünümlü bir büro. Bir sürü gişe var içinde her gişede bir devlet memuru. Yaşları genel olarak genç. Bazen aralarında "esl öğrencilerini sen al", "ticarete gelenleri ben alayım" şeklinde iş bölümü yaparlar ki; bunu da "esl öğrencisi varsa sırada bekleyen, buraya gelsin" şeklindeki çağrılarından anlarsınız. Şimdi; ne sorarlar bu göçmen ofisinde. Yukarıda, kısa dönem öğrencilerden, ilk etapta pasaport polisi tarafından talep edilmesi muhtemel belgelerin hepsi göçmen ofisinde sizden istenecektir. Memurun huzuruna çıktığınız andan itibaren, "merhaba ben şu kadar süre dil okumaya geldim" diyin ve memurun görmek isteyeceği okul kabul belgesi, okulun ücretinin ödendiğine dair makbuz, kalacağınız yerin bilgilerini içeren kağıt, varsa acentenizden sizin adınıza yazılmış "öğrencimiz olan bu kişi falanca kurumda filanca süre fişmekanca eğitimi görecektir" içerikli mektup, varsa sağlık sigortası yaptırdığınıza dair belge. Bu sigortayı oradan da yaptırabilirsiniz. Olmaması problem teşkil etmez ama neden sağlık sigortası almadınız diye sorarsa, burada yaptıracağınızı belirtirsiniz. O da sağlık sigortası yaptırmamanın olası kötü sonuçlarından bahseder, yaptırmanızı salık verir ve konu kapanır. Diğer belgelerinizi incelerken size "Why Canada" sorusu gelecektir. Belgelerinizin incelenmesi tamamsa aslında Canada'ya girmenizi teorik olarak engelleyen bir durum yoktur ama bu sorunun da prosedür icabı sorulacağını unutmayın. "Canada okumak için güvenli, bütçeme uygun ve çok düzenli bir ülke. Bu yüzden Kanada'yı seçtim" dersiniz. Kadın zaten sorusunu dallandırıp budaklandırmayacak, yinelemeyecektir. Ama şöyle bir soru gelecektir: "Eğitiminizi bitirdikten sonra dönecek misiniz?" "Evet, döneceğim" ya da "hemen dönemeyebilirim, eğitimimi tamamladıktan sonra seviyemi yeterli bulmazsam, programıma devam edebilirim ya da bana faydalı olacağına inandığım başka eğitim programlara katılabilirim" dersiniz. Döneceğinizi söylerseniz zaten bir problem olmaz ama kalabilme ihtimaliniz olduğundan bahsedecekseniz, bunun "sadece eğitim" amaçlı olduğundan bahsetmek zorundasınız. Ben "döneceğim" deyip hatta "buyrun bu da uçak biletim gidiş-dönüş aldım" diyerek bileti göstermiştim. Konu kapanmıştı. Eğer sizin de biletinizi görmek isterse ve de dönüş biletiniz yoksa bile, "direkt türkiye'ye dönmeme ihtimalim var, rusya'ya, çine, kore'ye falanca amaçla gidebilirim. nereye gideceğim ilerleyen zamanlarda belli olacağı için dönüş rezervasyonu yaptırmdım" derseniz de çok problem olmaz. Evrak inceleme ve sorgu sual işleri bittikten sonra memur arkadaş, pasaportunuzun kanada vizeli sayfasını açıp tam karşısına study permit denilen kağıdı zımbalayıp, bunun sadece okumak amaçlı olduğunu, bununla yasal olarak çalışma hakkına sahip olamayacağımızı hatırlatacaktır. Sonra işiniz bitecektir ve valizlerinizi alıp çıkış kapısındaki masada bekleyen polise uçakta verilen formu iade edip dışarı çıkabilirsiniz.
Kanada dolarına ihtiyacınız varsa ve yanınızdaki para euro/usd cinsindense, havalanı binasından çıkmadan evvel oradaki exchange bürolarından birinde dövizlerinizi kanada dolarına çevirin. Sonra taxi transfer istediyseniz, üzerinde büyük kalın puntolarla isminiz yazılı A4 kağıdı havada tutan kişiyi bulun, o ve beraberindeki kişiler sizi araçlarına götürüp konaklayacağınız yere bırakacaktır. Bence bu hizmetin tek esprisi, transfer işini yapanlar van tipi geniş araçlarla gelmesi ve sayıca fazla olan bavullarınızı yüklemekte problem olmaması. Ama aldıkları para az buz değil. Ben bu iş için 90 dolar ödedim ama günün birinde kaldığım yerden havaalanıyla taksinin 31 dolar tuttuğunu görünce, gereksizmiş dedim. Ne bileydim, ilk defa geldiğim bir ülkede birisi kolumdan tutarsa işlerin daha kolay olacağını düşünmüştüm ama çok da gerek yokmuş. Onu öğrendim. O aradaki 59 dolarla 59 tane kahve içilir Tim Hortons'da. Neyse... Taxi transferiniz yoksa havaalanından çıkın, orada sıraya girmiş taxilerden birine atlayın. Yeşil, mor, siyah, kırmızı, sarı renkli farketmez. Hepsi taksi bunların. Farkları, sarılar "Yellow Cab Company", siyahlar "Black & Top Cab Company", diğerleri de kendi şirketlerinin araçlarıdır. Adresi söyleyin, ya da kağıda yazın verin, o sizi götürür. Taxilerde gps sistemi ve pos cihazı vardır, adresin herbir şeyi yanlış yazılmadığı sürece gideceğiniz adresin bulunamaması gibi birşey olamaz. Naktiniz yoksa bile kredi kartı ile ödeme yapabilirsiniz. Ama ülkeyi bilmediğiniz için uyanık taksici illaki yolu uzatacaktır, bu tecrübesizler için kaçınılmaz. Bahşişinden kesersiniz, olur biter. Kanada genelinde 3-5 dolar bahşiş adet sayılır. Vancouver içi sarı taksilerin merkez operatörünün numarası: 604 681-1111 gibi akılda tutulması gayet zor bir numaradır ama cuma ve cumartesi geceleri insanlar dışarı eğlenmeye akın ettiği için taksiciler çok yoğun mesai yaparlar. Bu yüzden evinize taksi çağırmnak için telefonda 20 dakika beklemeniz söz konusu olabilir. Şimdiden söyleyeyim.
Yanınızda 15000 Kanada doları götürmenize gerek yok, bence götürmeyin de. Onun 1500 dolarını alın. Onu cebinize atın, biraz da euro ve amerikan doları alabilirsiniz. Ben 1500 kanada doları + 400 amerikan doları + 100 euro götürdüm. Gelişimin İlk haftasında hesap açtırdım. Ardından bizimkilere haber verdim paranın kalan kısmını hesabıma havale ettiler. 3 iş günü içerisinde para hesabıma geçti. Ev sahibemin önerisiyle onun tanıdığı olan RBC'de açtık hesabı. RBC, "The Royal Bank of Canada" nın kısaltması. Hesap açmak için pasaport + resimli ve geçerli bir kimlik ve de ikamet ettiğiniz yerin adresi lazım. (mailing işlemleri için). İkamet ettiğiniz yer, homestay ise homestay adresi; otelse otel adresi ve oda no'nuz; yurtsa, yurt adresi. Resimli geçerli bir kimlik, bir çok travel ajentasından 20 dolar karşılığında alacabileceğiniz, International Student ID'de olabilir, Türk Sürücü Belgeniz (ehliyetiniz) de olabilir. Hesabınız, hemen açılır. Önce size geçici bir debit kartı (atm kartı) verilir, 3-4 gün sonra da kartın orjinali bulunduğunuz adrese postalanır. Hesap için istenen belgeler ve hesap açılırken gerçekleşen işlemler sadece RBC için değil tüm bankalar için geçerli. Eğer ingilizce anlaşma konusunda sıkıntı yaşayacağını düşünen veya iletişimde kendine henüz güvenemeyen taze öğrenciler; Vancouver Downtown'da West Georgia caddesi üzerindeki Büyük RBC şubesine girsinler sonra merdivenlerden yukarı çıksınlar. Merdivenlerin hemen karşısındaki information deskte görevli Güler Hanım var. Tam adı "Güler Aylar". Aynı ismi gibi çok güler yüzlü bir hanım. Ona türk öğrenci olduğunuzu, yeni geldiğinizi söyleyin, size severek yardımcı olacaktır. Hala orada çalıştığını umut ederek söylüyorum bunu tabii.
Vancouver'da HSBC vardır. Dowtown'da, West Georgia Street'tedir. Hatta Montreal'de, Calgary'de, Victoria'da ve Kanada'nın bilimum yerinde HSBC vadır. Bankada'ki arkadaş "yok" derken belki kurumsal ya da ne bilim kambiyo işlemlerin yapıldığı merkez şubeleri kastetmiş olabilir ama Vancouver'daki de merkez şube görünümlü ve yeterince büyükçe bir binadadır. İşlemler için tam emin olamamakla birlikte bildiğim şu: Türkiye'deki HSBC'ler ve Kanada'daki HSBC'ler malesef aynı müşteri veritabanlarını kullanmıyorlar. Bu yüzden Kanada'daki HSBC'den, Türkiye'deki HSBC'ye ait hesabınla ilgili işlemleri doğrundan gerçekleştirmek için biraz uğraşman gerekebilir. Ama aynı bankanın iki farklı ülke şubesi olmasından ötürü havale, eft gibi işlemlerin daha seri ve az masraflı olması gibi bir durum söz konusu olabilir.
Banka hesabı açılması basit bir işlem. Hesap açtırdığınız bankanın interaktif bankacılık opsiyonu, başta cep faturası olmak üzere birçok online ödeme için çok kullanışlı. Yani demem o ki, Türkiye'den yanınızda büyük meblağ ile gelmeyin. İhtiyacınız kadar bulunsun yanınızda. Hesabınızı açtırdıktan sonra size verilecek havale bilgileriyle Tr'den para transferi yaptırabilirsiniz. Hem hesabınızdan para çekebimeniz için size verilen debit kartı, ödemelerinizde de size çok kolaylık sağlıyor. Nakit yerine kullanabilirsiniz o kartı, aynı kredi kartı gibi. Tr'deki kredi kartınız Visa veya MasterCard ise onları Kanada'da zaten nakit avans çekmek veya ödeme yapmak için kullanabilirsiniz. Türkiye'deki Atm kartınız "Visa Electron" veya "Meastro" ise bu kartlarınızla da, bu kartların tipini (visa, master) destekleyen bankalardan para çekebilirsniz ama sadece çekim yapabilirsiniz. Bakiye görüntüleyemezsiniz. Bu konuyu, önceden açılmış olan "Toronto'ya gidecek ev arkadaşı arıyorum" isimli başlıkta detaylıca işlemiştim. Laf açılmıştı da o yüzden.
Jetlag'i kafana takma. en fazla 1 hafta sürer sonra alışırsın oranın yerel saatine. Ama ilk 3-4 gün onlar uyurken sen ayakta, sen uyurken de onlar ayakta olacak. Yurtdışında ilk gece, ilk uyku diye bir paranoya'dan bahsederler. Takma. Ben yorgunluktan ceset gibi uyumuştum, verdikleri yatak konforlu olduğu sürece ve oda kapısının bitişiğinde devasa merdaneli bir çamaşır makinesi ve de zıplayarak çalışan bir kurutma makinesi yoksa sorun da yoktur. Avrupadan aktarmalı uçulduğu sürece kişinin bir günü ölür, bu kaçınılmaz. THY Toronto'ya direkt uçuş başlatsa da kurtulsak Avrupa'da transit için 4-5 saat ultra sıkıcı beklemelerden.
Cep Telefonu:
Cep telefonu için bir çok operatör seçeneği mevcut. Rogers, Fido, Telus gibi... Fido öğrenciler için çok hesaplı paketler sunar. O yüzden tam öğrenci işidir. Mesela bazı paketlerinde akşam saat 6 dan sonra fido'dan fido'ya ücretsiz konuşabiliyordun. Türkcell ve Vodafone Rogers'la anlaşmalı olduğu için bu operatörler Kanada'da Rogers'ın ağına girerek çalışırlar ama roaming (dolaşım ücreti) yüzünden, telefonun açık olduğu sürece ücret işler ve ay sonunda kabarık bir fatura ile yüz yüze kalabilirsin. Hiç ekonomik bir yöntem değil. 1 ay 2 ay kalacaksan çok kabarmaz ama uzun süreli konaklamalar için Fido'yu tavsiye ederim. Hem Fido faturalarını interaktif bankacılık işlemleriyle, internetten çok kolay ödeyebilirsin. Ayrıca Fido'nun önceden ödemeli (prepaid) paketleri vardır. Şu kadar süre kullanacağım deyü kontrat yapıyorsun, ücretini de peşinen ödüyosun ve fatura deü bir olay olmuyor. Cep telefonun Fido desteklemeyecektir ve sana en ucuzu 90 dolar olan gudik nokia ve motorola modelleri satmaya kalkışacaklardır. Vancouver'a gideceğin için söylüyorum. Skytraine atla, doğudaki komşu şehir Burnaby'de Brentwood Mall var. Oradaki Fido Store'u ve David'i bul. O telefonunu hack ederek, Fido Sim kartını kullanmanı sağlar ve bu iş sana sadece 25 dolara mal olur.
Öğrenci kartı ve toplu taşıma (ulaşım):
Öğrenci pasosundan kastınız, International Student ID ise, onu okula belirli aralıklara turizm acentası çalışanları gelirler. Bu çalışanlardan 20 dolar ve 1 ya da 2 resim karşılığında talep edebilirsin. Ya da Vancouver'da olanlar Davie Street'teki Travel Cuts Tourism Agency'e gitsinler. Aynı kartı ordan da 1-2 resim ve ücret karşılığında 10 dakikada temin edebilirler. Yalnız bu resmi bir kimlik muamelesi görmemekte. Yani girişte kimlik istenen mekanlar veya sigara/alkol gibi kimlik ibrazı karşılığında satışı yapılan ürünler için işe yaramıyor malesef. Pasaport ehliyet vs gibi kimlikler primary id kategorisine girerken öğrenci kartı, özel sağlık sigortası kartı gibi belgeler de secondary id kategorisine giriyor. Türk ehliyetini ve de pasaportunu kaybetme endişesi yüzünden yanlarında taşımak istemeyenler, ehliyet büyüklüğünde ve de BC eyaletine geçerli bir kimlik olan B.C. Identification card'a başvurabilirler. Robson Caddesi üzerinde Driver Licencing Office var oradan 35 dolar + vergi ve başvuru tarihinden itibaren 4 ay geçerli vize karşılığında BC ID Card'a başvurup, 1 ay içerisinde elde edebilirsiniz.
Eğer pasodan kastınız toplu taşıma kartı ise, Vancouver veya BC için durum şöyle: British Columbia Eyaleti içerisinde ulaşım işinden Translink Canada firması sorumludur. Bütün tren, otobüs ve deniz ulaşım ağı bu firmanın elllerinden öper. Bu yüzden Seven Eleven'lardan temin edeceğiniz aylık toplu taşıma kartları ile Translik bünyesindeki otobüs, tren, deniz otobüsü vs her toplu taşıma vasıtasını kullanabilirsiniz. Yalnız, kartların farklı fiyatları var çünkü Ulaşım ağı Zone'lara ayrılmış durumda. 1 Zone, 2 Zone ve 3 Zone olmak üzere. 1 Zone Vancouver civarı; 2 Zone Vancouver ve komşu şehirler olan Burnaby, Richmond, North Vancouver ve West Vancouver'ın bir kısmını kapsar. 3 Zone ise daha uzak yerlere ulaşımı sağlar. Fiyat olarak 1 Zone < 2 Zone < 3 Zone Card. Hafta sonları zone kavramı yoktur. White Rock'a (Amerikan sınırına en yakın şehir) bile 1 Zone kartı ile gidebilrsiniz. İlla kart mı almak zorundasınız? Hayır, aktarma noktalarındaki bilet otomatlarından 1 zone, 2 zone veya 3 zone; günlük sınırsız ya da sınırlı bilet alabilirsiniz. Bileti otobüsteki otomata okutun, olay biter. Peki biletiniz yok, kartınız da yok ama acilen otobüse binmenizicap ediyor. Yanınızda bozuk para olduğu sürece sorun değil. Otobüse binin, şöförün yanındaki otomata bilet ücretine karşılık gelen miktardaki bozukluğu atın. Otomat size biletinizi versin. Ama skytrain içinde böyle bir otomat yok. Onun için binerken kartınız ya da biletiniz yanınızda olsun. Ara sıra polisler damlıyor ve bilet soruyor. Yakalanırsanız para cezası var.
Sorularıma vermiş olduğunuz cevaplara, inanın ne kadar teşekkür etsem azdır. Kendi acentamın, maalesef yetersiz bilgisi sonucu, tüm bu sorularıma yüzeysel cevaplar almıştım. Siz ise, yapılacak işlerin tarifini detaylı verdiğiniz gibi hangi sokakta olduğunu da belirtiyorsunuz. Çok teşekkür ederim.
Özellikle, giriş işlemleri kafamı kurcalamaktaydı ve noksansız bir şekilde cevap aldığıma canı gönülden inanıyorum. İçim çok rahat. Vermiş olduğunuz cevaplar, benden sonra da Kanada'ya gidecekler açısından müthiş kolaylık sağlıyor.
Eminim ki, bu forumdan haberdar olan hatta google'ın arama motorunda Kanada yazıldığında dahi haberi olacak olan :) diğer acenta yetkilileri, vermiş olduğunuz cevapları sanki yaşamışlar gibi anlatacaklardır. Size önerim, bunların (cevaplarınızın) telif hakkının size ait olduğuna ilişkin ilgili mercilere başvuru yapın. Kanada masraflarınız çıkar.;)
Banka konusu benim ilk ve en önemli sorumdu, vermiş olduğunuz bilgiler sayesinde ben de yanıma fazla bir meblağı almamayı uygun görmekteyim. Banka hesabını bu kadar kolay açabiliyorsam, bir de fazla parayı yanımda tutmanın sıkıntısını yaşamama gerek yok.
Bu kadar kısa sürede, tüm detayları ile uzun uzadıya verdiğiniz cevaplar için bir kez daha teşekkür ederim.
Erti , 6 ayda vancouverı hatim etmişssin diyebilirim. Verdiğin bilgiler son derece güvenilir ve her öğrencinin işine yarayabilecek bilgiler. Vaktini ayırdıgın için teşekkürler. Orcunun söylediklerine katılıyorum bu bilgilerin bir şekilde tescillenmesi gerekli :) En azından Tankut Bey'den ricam bunları blog haline getirip sitede yayınlaması.
Banka ve telefon konusunda bir kaç bilgiyide ben aktarayım. Hsbc'nin tabikide Vancouver da şubesi var ama her halikurda para transferi işlemi önce Toronto üzerinden yapılıyor. Türkiye deki Hsbc Internet bankacılıgı ve şubeleri dahil Vancouver daki şubeleri göremiyordu taa ki 20gün öncesine kadar. Tr'de Hsbc den acmıs oldugunuz dolar hesabınız için internet bankacılıgı talebinde bulunun. Daha sonra Vancouver daki Hsbc'den de bir hesap açın ve online bankacılık talebinde bulunun. Türkiyedeki hesabınızda para oldugu sürece sadece 8.50 dolarlık bir kesintiyle para transferinde bulunabilirsiniz.Bazen Tr ve Canada HSBC arasında Dolar ve Kanada doları için ufak tefek kur farkları olabiliyor bu da cok büyük bi kayıp yaratmıyor.Bunuda minimize etmek isterseniz.Sanırım yıllık 5 dolar işlem ücreti olan Dolar hesabı actırabilirsiniz.
**** Cok önemli bir nokta ; Türkiyedeki banka hesabınız için internet bankacılıgına vereceğiniz cep telefonu numarası sizin daima ulasabileceğiniz bir numara olması gerekiyor.Ben ne yazık ki türkiyede turkcell numaramı verip , bunu değiştirmek için 3-4 saat ugrasmıstım Hsbc ile. Bunun nedenine gelince Türkiyeden ,kanadaya veya herhangi bir hesaba para transfer etmek istediğiniz zaman güvenliğiniz gereği sistemde kayıtlı olan cep telefonunuza sms ile şifre yolluyorlar sizde bu şifreyi girip işleminizi onaylıyorsunuz. Eğer benim gibi kendi cep numaranızı verip şifre gelmesini beklerseniz coooook beklersiniz.
Diğer bir konu telefon olayı. Tr'de kullandıgım cep telefonum sadece gsm 900u desteklediği için Turkcell hattımla dahi hiç bir şekilde şebekeye bağlanamamıstım. Eger GSM 1800-1900 u destekleyen bir modele sahipsenz ilk geldiğiniz günlerde kendi hattınızı kullanabilirsiniz. Ama daha sonrasını tavsiye etmem acilen bir telefon almalısınız. Burdan telefon alma işine gelince. Secenek cok fiyatlar ucuz ama dikkat 20 dolara gördüğünüz telefonlar için sizden en az 3 sene kontrat isteyeceklerdir. Pre-paid hatlar genelde kontratlı veya faturalı telefonlara göre biraz daha pahalı. arandıgınızda dahi bakiyeniz düşüyor.Ortalama telefon gideriniz aylık 35-45 dolar olacaktır. Tabi buna türkiyeyi aramak dahil değil :) Ayrıca Prepaid hatlarda telefon da almanız gerekli bunun da bedeli yaklasık 90 dolar. Fakat son zamanlarda yogun bir rekabet var şirketler arasında. Kontrat yapmadan dahi ücretsiz telefon alabiliyorsun. Tabi bunun için bazı şartlar var abone olurken kredi kartı ibraz etme mecburiyeti gibi :) Son olarak hangi okula ; hangi koleje gelirseniz gelin. Gönül rahatlıgıyla burda bir eğitim alacagınızdan hiç şüpheniz olmasın.
Orçun, Rica ederim. Yazdıklarımın karşılığında bir beklentim yok. Bunları gören eden danışmanlık acentaları da varsın, istedikleri gibi kullansınlar. Kaldı ki, dediğiniz gibi gideceğiniz yer hakkında kısmi bilgileri varsa, kendi bildikleri yerine burada yazı olanları yansıtmaları daha faydalı olacaktır. Ben de tahmin edebileceğiniz üzere Kanada ve gideceğim yer Vancouver hakkında aman aman bilgi sahibi değildim. Eğitim danışmanlık ajansımda benimle ilgilenen bayanın eğitimini Vancouver'da ILAC'ta almış olması benim adıma avantajdı o yüzden Vancouver hakkında ne öğrenmek istiyorsam ona soruyordum. Fakat ben bunu yeterli görsem de, abim kuzenlerim sadece bir kişinin fikriyle hareket etmeme kesinlikle karşı çıkıp, beni "orada yaşayan, okuyan kişilerle temasa geçmem konusunda" ciddi ciddi uyarıyorlardı. Ben Vancouver'a gelmeden önce, Vancouver görmüş isimlerle temas kuramadım. Zira "eski öğrencilerinizle iletişime geçebilir miyim" talebim, kendileriyle başvuru işlemlerinde belirli bir aşamaya gelmediğim eğitim danışmanlık ajansları tarafından kabul görmüyordu. Ben de o zaman internette Kanadam.com'un, Mezun.com'un ve diğer kuzey amerika/kanada'da yaşayan türklere yönelik öğrenci portallarının farkında değildim. O zamanlar, dil eğitimi başvurusu dışında başka işlerle de meşgul olmam, internette yeterince araştıma yapmama pek imkan tanımıyordu. Bu yüzden tecrübelerinden faydalanacağım insan sayısı, yurtdışı görmüş ailem fertleri ve eğitim danışmanım ile sınırlı idi. Şanslıydım ki, ailemde yurtdışında uzun yıllar yaşayan kişiler vardı. Abim senelerce Almanya'da yaşadı. Yüksek tahsilini Münih'te yaptı. Kuzen'im Hollanda, Norveç derken şimdi İngiltere'de doktorasını bitirmek üzere. Dayım da seneler önce anneme "İngilizce öğrenecem" deyip Amerika'nın yolunu tutmuş. Gidiş o gidiş... En son "esl okumaya gideceğim" deyişinin üzerinden 30 sene geçti. Emekliliği için Türkiye'ye dönmeyi yeni yeni düşünüyor. Uzun lafın kısası, direkt Vancouver'da kalmış çok fazla sayıda kişiyle temas kuramasam da Yurtdışında hayat konusunda akrabalarım beni bir nebze olsun bilgilendirdi, emin adımlarla yola çıkmamı sağladı. Mesela, bavullarımı hazırlarken, abim odaya gelip "çekil ben hazırlayacam, bak da öğren" dedi. Eşyaları yerleştirdi, üzerlerinde hopladı zıpladı derken iki bavula öğle bir ağırlık dengesi getirdi ki, Lutfhansa'nın valiz başına ağırlık limitini aşmadım ve tek kuruş ekstra para ödemedim. O zamanlar ingilizcem kıt olduğu için niyet mektubumu ben Türkçe yazdım, kuzenim ingilizceye çevirdi. Homestay aileye yazacağım mailin formatını, dayımın eşi hazırladı. Dayım da Amerikan hayat tarzından, Kanada'yla benzeşen yönlerinden, ortak sistemlerden, iş sebebiyle Kanada'da gördüğü yerlerden falan bahsetti. Bunlar benim için çok olumlu şeylerdi ama gel gör ki eğitim danışmanım haricinde bir Vancouver görmüş geçirmişi ile temas kuramadım. Vancouver'da kaldığım 24 hafta süre içerisinde, günlük hayata dair birçok şeyi gözlemleme fırsatım oldu. İnsanın yalnız kaldığı zamanlar, diğer insanların davranışlarını gözlemlemeye, ince ince analiz etmeye başlaması işten değil. Gerek kendi tecrübelerim, gerekse yanında kaldığım ailenin günlük hayata dair verdiği pratik bilgiler çok işime yaradı. Ayrıca internet de, biraz çabaladığınızda aradığınız bilgiyi bulabileceğiniz geniş bir derya. Ne bileyim Vancouver'da, Toronto'da, orada burada ne nerededir, sağa sola sorarak da bulunur ama internet ve google bu konuda biraz zamandan kazanmanızı sağlar. Açarsınız en efektif arama motoru olan Google'ı, Elde etmek istediğiniz bilgi ile alakalı bir keyword girecek aramaya başlar, çıkan sonuçların ulaşmak istediğiniz bilgiye uzaklığından/yakınlığından sonra gerekirse aramanızda optimizasyona gidersiniz. Bunca lafın özeti, hayat acısıyla tatlısıyla bir tecrübe ve bazı bilgiler tecrübe edilmeden sağlanamıyor. Ben de özellikte yurtdışında eğitim olanaklarını keşfedişimden sonra, hayatımın sonradan keşke diyeceğim dönüm noktaları olduğunu farkettim. Ama bunları görmeseydim, keşke diyebilecek miydim. Hayır.
Benim burada bunları paylaşmamın amacı, kendi yaşadığım olumsuzlukları yaşamamanız veya yaşama ihtimalinde çözümü hakkında fikir sahibi olmanız. Türkiye merkezli eğitim danışmanlık ajanslarının bazı acı gerçekleri mevcut. Biri malesef sizin yukarıda bahsettiğiniz "yüzeysel bilgi verilmesi" durumu. Hepsi vermeyebilir, bu konuda günahlarını almayalım şimdilik. Yüzeysel bilgiden daha feci bir durum varsa, o da 64Telecaster rumuzlu arkadaşımızın PLI Hakkında şikayetlerini dile getirdiği başlıkta altını çizdiği "komisyon" mevzusu. Bir firma, memnuniyeten ziyade kar amacı güdüyorsa tabiki çok fazla öğrenci gönderdiği okullara yönlendirmek ister ki öğrenci başına komisyondan iyi ciro yapsın. Bunlar aslında Türkiye merkezli eğitim danışmanlık firmalarının işleyişini gözlemleyen öğrenciler için farkedilmesi çok da zor değil. Zira ben de ülke odaklı çalışan Türkiye merkezli bazı eğitim danışmalık ajansları tarafından kendi müşteri sirkülasyonlarının olduğu ülkelere gönderilmek istendim. Biri dedi, "boşver Kanada'yı vize alman zor ordan. Gel seni kangurular diyarından Brisbane'e yollayalım. Ucuz, şehir çok güzel". Başka biri çıktı, "İngiltere'ye git, ülkene daha yakın". Ötekisi "Amerika fırsatlar ülkesi, her gencin ideali Amerika"... Yahu ben yıllardır Amerika'da yaşayan dayımın "Niçin Kanada'ya gidiyorsun, gelseydin ya buraya, kalacak yer problemin olmazdı" demesine, "Ben kendi ayaklarımın üzerinde durmak istediğim için Kanada'ya geldim" cevabını vermiş biriyken, bu mentalitedeki ajanslarla nasıl şevkle çalışayım ki? Nötr zihniyetli, bir firma bulana kadar biraz dolandım ama bu kez de, başvuru + vize + yol hazırlığı sürecindeki hizmetlerinden memnun olduğum bu firma tarafından Kanada'ya geldikten sonra unutuldum. Nerden bilebilirdim görevlerinin Erti'nin Vancouver'a paketlenmesinden sonra biteceğini. Eğitimimi tamamlamışım, ülkeme dönmüşüm. Çıt yok. En son telefonla arayıp Vancouver'da eğitimi memnun bir şekilde tamamladığımı, konaklama sürecimde kendimi evimde gibi hissettiğimi bildirdim kendilerine. İnternet siteleri için röportaj önerdiler. İlk başta tamam yapacağım dedim. Sonra Vancouver'dayken benimle bir kere temas kurulmaması gerçeğini hatırlayınca, bana yolladıkları soru-cevap içerikli word dosyasını doldurmadım. Evet itiraf ediyorum, bu konuda dürüst davranmadım ama pişman değilim. Bir öğrenciyi eğitim alacağı yere göndermek, kesinlikle "not a big deal"... Önemli olan öğrenciyle iletişimini, öğrenci yurtdışındayken de sürdürmektir. İşte insanların forumlarda pek dile detirmediği, şikayet sitelerini gezmedikçe farkına varılması güç, ancak eğitim için gittiğiniz yerde bir süre kaldığınızda farkedeceğiniz; Türkiye merkezli eğitim danışmanlık ajanslarının en acı gerçeği budur. Bu yüzden bizlere size daha fazla sorumluluk düşüyor. Hele ki eğitim danışmanlık firmalarının sayılarının ivmeyle arttığı ve eğitim danışmanların tecrübelerinin sadece birkaç aylık dil eğitimi olduğu bu zamanlarda... Danışmanlık hizmeti alınan ajans her ne kadar sorumluluklarını layığıyla yerine getiriyor olursa olsun, topu sadece onlara bırakmamak gerektiğini düşünüyorum.
Vancouver, Düzeltmeleriniz ve ekstra bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum.
Özellikle HSBC ile ilgili yazdıkların çok işime yarayabilir. Eğer kısmetse, Ekim 2008 gibi yeniden oradayım ve eskisi gibi hizmetlerinden memnun kaldığım RBC'de hesap açtırmayı düşünürken, yazdıklarınızdan sonra HSBC'de düşünmekteyim. Zira HSBC'de ailece bir hesabımız var ve interaktif bankacılık hizmetinden de yararlanabiliyoruz. Eğer havale/eft işlemleri için sadece 8.5 dolar ödeyeceksem buna değer.
Ben de, İş Bankası online bankacılık hizmeti ile İş Bankası'ndaki hesabımı kontrol edebiliyordum ama konfirmasyonlar için gerekli kodlar Turkcell numarama geliyordu. Bu da Fido kartımı çıkarıp, Turkcell kartımı takmama ve mesajın ulaşmasını beklememe sebep oluyordu. Çok zahmetli bir iş değil ama Sayın Vancouver'ın dediği gibi oradaki numarayı, Kanada'da olduğunuz sürece Kanada'da kullandığınız cell numarası ile değiştirmeniz daha pratik olacaktır.
GSM olayında en düşük dual band destekli bir telefon gerekliliği gözümden kaçmış ama artık güncel telefonların hemen hemen hepsi en az triband destekli olduğu için ve öğrencilerin genelinde de bu telefonlardan olduğunu varsaydığım için, kullandıkları hatlarla yabancı ağlara girebileceklerini öngördüm. Bir de ben 90 dolara nokia/motorola satarlar derken, bahsetmeyi unuttuğum nokta şu : Hattan bağımsız telefon satışında fido'nun en vasıfsız telefonlara biçtiği en düşük ücret buydu. Hangi operatörün hangi pakedini kullanacağınıza, orada katalogları, broşüleri inceleyerek karar verebilirsiniz bunun için acele etmeye gerek yok. Söylemeyi unuttuğum bir mevzu da şu, ister homestay'daki telefonu, ister public phone'ları isterseniz de cep telefonlarını kullanın. Yurtdışı aramalarınız için gidin Seven Eleven'lardan tanesi 10 dolardan başlayan uluslararası konuşma kartlarından alın. Türkiye'deki yakınlarınızla, bu kartlar vasıtasıyla konuşacaksınız. Kartı alırken, kasiyer arkadaş onun seri numarasını girip onu aktive edecek. Sonra siz arkasındaki bölgesi kazıyıp pin numarınızı öğreneceksiniz. Aramalarda önce kartın arkasında yazılı, o an bulunduğunun şehrin santral numarasını arayacaksınız. Sonra ingilizce servis için 1'i tuşlayacaksınız. Sonra pin numaranızı gireceksiniz. Sonra Tr'de aramak istediğiniz numarayı gireceksiniz. Uluslararası aramalar için önce hangi rakamların veya kodların girildiği kartın arkasında yazar. Tr'deki numarayı bu üsüle göre çevirmeniz gerekli. Bu kartlarla, sabit hatları arayabileceğiniz gibi mobil hatları da arayabilirsiniz.
Sayın "vancouver" hesap açımı ve telefon kullanımı ile ilgili vermiş olduğunuz cevaplara çok teşekkür ediyorum. Bir gün önce açılmış bu konulara gerekli hatta fazla bilgiyi sizlerden temin etmiş bulunmaktayım.
Sayın "Erti"'nin ,"Vancouver'da HSBC vardır. Dowtown'da, West Georgia Street'tedir" Cümlesinden hareket ederek, bugün HSBC Bankası'na tekrar gittim ve bilgiç bir tavırla "vancouver"ın şu sözünü de ekleyerek "Türkiye deki Hsbc Internet bankacılıgı ve şubeleri dahil Vancouver daki şubeleri göremiyordu taa ki 20gün öncesine kadar." HSBC bankasında hesap açımını sağladım. Kendisi de (HSBC ÇALIŞANI BAYAN) tekrar dikkatli bir şekilde baktıktan sonra "HEAD OFFİCE" in West Georgia Street'de olduğunu onayladı.
Fakat, ben şu noktada HSBC Bankası çalışanı bayana ilettiğim soruya karşılık, hanımefendinin bana vermiş olduğu cevabı sizlerle paylaşmak istiyorum.
-"Kanada'ya gitmeden önce buradan bir DÖVİZ hesabı açabilirim değil mi?" Soruma karşılık olarak, "Evet fakat buna gerek yok, size vereceğimiz "debit kart" ile (ATM) {kartı olduğunu yeni öğrendim} Türkiye'deki adınıza olan VADESİZ YTL hesabınızdan, Kanada'da ki ATM'den paranızı CAD olarak çekebilirsiniz". cevabını almış bulunuyorum.
Sizlerin bahsettiğiniz İnternet bankacılığı işlemlerini aynı dediğiniz şekillerde (EFT, HAVALE, TALİMATSIZ HAVALE v.b.)Türkiye'de gerçekleştirmekteyim. Dolayısıyla, belirtilen telefon numarasına gelecek olan güvenlik kodu ile beraber para havalesi veya eft yapılabileceğini bilmekteyim. Ama verdiğiniz bu bilgiler Yurtdışında interaktif bankacılık sistemini kullanacak olanlarımızın çok işine yarayacaktır.[Hem belli mi olur belki ben de aynı şeyleri yaparım.]
Fakat, "Erti"'nin vermiş olduğu bilgiler ışığında 6 aylık bir zaman dilimi için yüksek bir meblağı yanımda götürmektense, bu paranın büyük bölümünü tıpkı HSBC Bankasında bana verilen bilgi doğrultusunda, "Türkiye'deki kendi adıma olan VADESİZ HESABIMA" yatırmayı uygun bulmaktayım. Dolayısıyla, bahsedilen "güvenlik kodu veya benzeri" işlemleri sağlamak için çaba sarfetmeye gerek kalmayacak diye umuyorum.
ben yarın maximum visa card başvurusu yapıcam orada çalışanlar en rahat bu şekilde olacağını söylediler yarın işin ekonomik boyutunuda öğrenicem tabiki. bu arada yemek konusunda verilen bilgiler mükemmel gerçekten :)
Orcun ; Hsbc'De vadesiz bir dolar hesabı açman senin faydana olur. Ne kadar zaman sonra buraya geleceksin bilmiyorum ama , atm kartın eline hemen ulasmayabilir. Buraya atm kartını almadan gelebilirsin.Eger alıp gelirsen ve Kanadadayken Türk Atm kartınla harcama veya para transferi yaparsan. TL ve CAD transferleri sırasında gereksiz komisyon ve kur farkları biraz canını sıkabilir. Hsbc TÜRKİYEden usd hesabı açtırırsan herhangi bir hesap işletim ücreti olmayacaktır. Bence açtır sonradan buraya geldiğinde keşke açtırsaydım diye üzülme.
Evet tüm bunları yazdıktan sonra neden "USD Doları hesabı açtırmama gerek yok denildi" diye düşünmeden edemedim. Ve sonra dediğiniz gibi 2 kere komisyon alınacağını düşünerek sonuca vardım sanırım. (Bir YTL'nin Cad'ye çevrilmesi esnasında zararım olacak bir de bu paranın çekilişi esnasında) Dediğiniz gibi yapmakta fayda var ya USD ya da oluyorsa CAD hesabı açtırmak daha mantıklı . Ben 19 Eylül'de Kanada'da olacağım ve 15 Eylül itibariyle ATM kartını ilgili HSBC Bankası şubesinden alacağım.
oradaki arkadaşlar HSBC mi yoksa bazılarıda city bank dan bahsediyo hangisi daha iyi siz daha iyi bilirsiniz?bilgi verirseniz sevinirim birde cnd doları hesabı açtırınca ailem parayı cnd doları olarak mı yatırıcak yoksa banka cnd ye çevirir mi? ve ben parayı orada aynı gün çekebilecekmiyim artı bi ücret alıyor mu banka bundan bazıları bu şekilde çekemezsin diyo banka konuları çok karışık geliyo bana ya havale eft falan daha önce hiç yapmadığım şeyler
Sheri , http://go.mappoint.net/citibankV2/(S(vqm31o45b0qik045iwodw03a))/Index.aspx Yukaridaki adrestende görebileceğin gibi citi bank'ın maalesef vancouverda şubesi yok ; çok araştırma yapmadım ama bende hiç görmedim etrafta.Citibankta hesabı olan bir tek insan bile tanımıyorum. Atm olayları nasıl bilemiyorum.Belki vancouverda anlaşmalı oldugu şubeler veya atmler vardır. Oradan araştırmakta fayda var.
Yukarıda daha detaylı yazmıstım ama tekrar bahsedeyim. Türkiye'de canada doları piyasalarda olan alınıp satıla bilen bir para birimi değil. Bu yüzden bankalar merkez bankasından bagımsız olarak istedikleri gibi kur yada komisyon uygulayabiliyorlar.Türkiyede anlasmıs oldugunuz banka Canada dolarına cevirebiliriz dese bile Yüksek kur dan dolayı kaybınız olabilir.. Aman canım kur farkından ne olur diyebilirsiniz.Şöyle anlatayım ailenizden her ay 1000 CAD karşılıgı dolar talep etseniz Türkiyede ki banka buna kur farkı ve komisyon eklese aylaık 50-60 dolar haybeye gitmiş olacak.Bu para yılda yaklasık olarak sizin bir aylık homestay veya kira masrafınıza tekabül eder.Onun için tavsiyem şudur ki Hem türkiyede hem canada'da USD hesabı açtırmanızda fayda var.Aileniz dolar yatırır sizde burda dolar alırsınız istediğiniz döviz bürosunda komisyonlara ve kur farklarına takılmadan paranızı bozdurursunuz. Ayrıca hesaplarınız için internet bankacılıgıda açtırın muhakkak. Türkiyeden ATM kartınızı da alın ki acil paraya ihtiyacınız oldugunda Bankamatiklere gidip çekebilesiniz.Çünkü internet üzerinden yapılan para transferi Ortalama 3 gün içerisinde gerçekleşiyor.Atmler den ise direk paranızı alabiliyorsunuz. Bankalar bu işten para alıyorlar. Ben hsbc ile çalışıyorum.Meblağ sınırı olmaksızın transfer basına 8.5 dolar kesinti uyguluyorlar.
19 Eylül'de Kanadaya vardım ve tüm giriş işlemleri sayın Erti'nin dediği gibi gerçekleşti.(Uçakta dağıtılan formlardan tutunda, uçaktan indikten sonra yapılacak işlemlere v.s. " Yalnız burada pasaport kontrolü yaptırmadan oradaki bir bayan görevliye kendimin yeni öğrenci olduğumu söyledim ve beni New İmmigrantların ve New Student ların işlemlerini gerçekleştirdiği yere yönlendirdi ve tüm burada yazılanlar harfiyen soruldu. Kısa bir cevaplamadan sonra işlemim onaylandı." Daha sonra bavullarımı alarak uçakta dağıtılan formu çıkışta pasaport polisine bırakarak Kanada girişimi yapmış bulundum.) İyi ki bu forumu gelmeden önce keşfetmişim bir sürü aklıma takılan soruya cevap bularak emin adımlarla işlemlerimi gerçekleştrdim. Herkese çok teşekkür ederim.
Erti, dediğiniz gibi exchange ofic'de (Havaalanı içerisinde) usd dolarının çevrilmesi önerinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Bana kolaylık sağladı. Yalnız diğer gelecek arkadaşlar eğer yanlarında bir miktar idare edebilecekleri kanada dolarları varsa geriye kalan usd'leri şehir merkezindeki exchange office'lerde değiştirmelerini öneririm zira, merkezdeki offie'lerde kur olayları daha düşük.
Kanada'da 5.günüm jet-lag denen hadiseyi sanırım 5. günde atlatabildim. İlk defa bugün hemen uykum gelmedi :) (Sanırım bu bünyeden bünyeye farklılık gösteriyor)
Yalnız alışamayacağım bir husus varsa Kanada'nın da aynı İngiltere'de olduğu gibi yemek kültürünün olmaması. Her taraf Köri kokuyor. Evet her yerde Çinli yüzlü Kanadalılar mevcut hatta bir dolu Hintli de. İngiltere ile mukayese edildiğinde Beyaz Kanadalılarla hemen iletişime geçmek okadar kolay değil gibi geldi bana ama sanırım İngilizcenizin hangi seviyede olduğuda bu noktada etken.
Neyse, lafı fazla uzatmadan taze bir öğrenci olarak forumda emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
arkadaşlar benimde size bir sorum var bende kanadaya gitmeyi düşünüyorum ama bu konuda hic bir bilgim yokbana biraz bu konuda yardımcı olabilirmisiniz. iş imkanı nelerdir oradaki yabancı dil şartmı bu konularda yardımcı olursanız sevirim gerekli olan evraklar nelerdir onlar hakkında bilgi istiyorum şimdiden teşekkür ederim
Orçun hoşgeldiniz, seyahatiniz nasıldı? Rahat uçtunuz mu Kanada'ya? Evet, burakın Kanada'yı, İngiltere'yi, kuzey ülkelerinin hiçbirinde yemek kültürü yoktur. Ne Almanya, ne İskandinav ülkeleri, ne Hollanda ne de Rusya. Kuzey Amerika (ABD + Kanada) 'da, özellikle metropollerde fast-paced dediğimiz bir hayat tarzı süregeldiği için insanlar vakit ayırıp da kendilerine pek yemek yapmazlar. O yüzden fast-food ve mikrodalga fırında 5 dakika ısıtmalı donmuş ürünler çoğunun ana öğünlerini oluşturur. ve evet malesef Köri, Bu yüzden Kanada'da tuzlu yemeğe hasret kalabilirsiniz. Neyse Allah'tan Akdeniz mutfağı bol mevcut da arada tuzlu yemek yiyebiliyorum... Hintli ve Çinli bilhassa Koreli boldur ama bunlar sadece Kanada'da bol değil. Heryerdeler. Çinli ve Hintli nüfusu Amerika'da da farklı değil. Yalnız, gerçek Kanada'lılarla iletişim sandığınız kadar zor değil, Kanada'yı kanada yapanlardan biri de insanların sıcaklığı (bu sıcaklık çemberine "esnaf"çinli ve hintlileri malesef katamıyorum)
erkan82, Kanadam.com internet sitesinin "blog" kısmına göz atarsan sorularının cevabını bulacağına inanıyorum. Başarılar.
LÜTFEN YARDIM MERHABALAR BENIM BI SORUM OLACAK 2007 YILINDA TÜRK ASILLI KANADA VATANDASI BIRISIYLE EVLENDIM 2008 IN BIRINCI AYINDA ISLEMLERE BASLADIK BEN AVUSTURYADA YASIYORUM BENI BI SEFER GÖRÜSMEYE CAGIRDILAR SONRA YAKLASIK IKIBUCUK AY ÖZGECMIS ARASTIRMASI YAPTILAR SONRA TEKRAR DURUSMAYA CAGIRDILAR VE SIMDI YINE BEKLIYORUM ACABA BU KONUDA BANA YARDIMCI OLABILIRMISINIZ??? GERCEKTN ANLAMIS DEGILIM!!!
Ben evlilik durumlarını bilmiyorum, en iyisi Kanadam.com ekibi ile iletişime geçmek onlar daha iyi yardım eder. İletişim sayfasından Kanadam.com ekibine mail attınız mı?
Sevgili Aydinli, bu konuda beklemekten baska yapabileceginiz birsey malesef yok. Kanada'da yasayip ta Kanada vatandasi biriyle evlenen, ve gocmenlik basvurusunda bulunan cok kisiyi taniyorum. Bundan 5-10 sene once 3 ayda sonuclanan basvurular oluyordu. Suan 6 ay ile 2 sene arasinda degisebiliyor. Evlilik gercek ise ve bu iliskinin gocmenlik uzerine kurulu olmadigi kanitlanabiliyorsa pozitif bir sonuc alirsiniz.
peki erinc bey bugün kanada konsoloslugundan haber geldi benim tekrar doktor muanesi ve bide sabika kaydini istedilar peki bu iyi bir gelismemi vize vereceklerinin isaretimi?
Hoşbuldum tekrardan. Yolculuğum uzun olmasına rağmen, uçakta devamlı bir servis sirkülasyonunun olması bir nebze olsun bana süreyi unutturdu. Toplamda 20 saatlik uzun bir yolculuktu. (Atatürk havaalanı-Frankfurt arası 3 saat, Frankfurt'ta Vancouver'a gidecek uçağımı bekleyişim toplamda 6 saat ve Frankurt-Vancouver arası 10 saat . Tabii, dileyen bu bekleyiş süresini daha da kısaltabilir. Sanırım Britishairways uçağı İnilterede daha kısa sürede bekliyor ama ben ilk defa gideceklere fazla telaşa kapılmamaları adına kendi gittiğim güzergahı önerebilirim. (Lufthansa havayollarından oldukça memnun kaldım. En güzel yanı "sanıyorum her uçakta da vardır" koltuğunuzun önünde size ait bir televizyonunuzun olması ve dilediğiniz programı seçebilmeniz. Tabii tüm programlar İngilizce :) ) Yolculuk gözümde büyüttüğüm kadar sıkıntılı geçmedi. İstanbul'da kiminle konuşsam uzun yolculuğun çok soğuk olduğundan bahsetmişlerdi. Haklılarmış! Uçağın içi çok soğuk olmasına rağmen her koltukta daha siz uçağa binmeden battaniye konması iyi bir düşünceydi. Fakat buna rağmen ben genede bir çok kez tuvaletin yolunu tuttum.
Kanada'da 2.haftamın yarısını idrak ediyorum ve NorthVancouver'da İran asıllı Kanadalı bir ailenin yanındayım. Buranın yaşamına 2.haftamın başı ile birlikte alıştığımı söyleyebilirim. (Sanırım bunda İstanbul gibi büyük ve karmaşık bir şehirde yaşıyor olmak ve internetin hayatımıza girmesi gibi etkenlerin başlıca rolü olduğunu kabul etmem gerekiyor) Vancouver İklim olarak İstanbul'u andırıyor. Nemli bir havası var. Sıcaklıklar hemen hemen aynı düzeyde. Bu haftadan sonra sanırım yağışlar artacak ve belki havanın sıcaklığıda düşecek.
İlk hafta yadırgadığım husus, kendimin kazak ve montlarla sokaklarda dolaşmama rağmen nasıl oluyorda Kanadalıların sadece Tişört, şort ve parmak arası terliklerle dolaşabildiğiydi. Sadece Beyaz Kanadalılar değil, buraya sonradan gelip vatandaşlığını kazanan diğer ülke vatandaşları da bu hayata ve bu hava derecesine alışmışlar.
Tüm yadırgadıklarım içerisinde en olumlu olanı, İnsanların birbirlerine karşı gösterdikleri saygı. Umarım birgün kendi ülkemde de aynısını bulabilirim. Gerek iş gerekse sosyal hayatta. (Öncelikle eğitim sonrasında da nüfusla alakalı sanırım. Neyse bu konuya girersem çıkamam en iyisi girmemek)
Kanada'ya gelmeyi düşünen arkadaşlara ben de 2. haftasını doldurmaya başlamış yeni bir öğrenci olarak şunları önerebilirim.
MUTLAKA! Sayın Erti'nin yapmış olduğu gibi "AİLE SEÇİMİNİZİ" ince eleyip sık dokuyun. Ben bu siteden maalesef tüm işlemlerimi yaptıktan sonra haberdar oldum. Dolayısıyla, zaman zaman bazı güçlükleri çekiyorum. Yeni geleceklerin aile seçiminde dikkatli olmasıı gereken husus, mutlaka istediğiniz şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini teyid etmeniz. Tabii, bunu acentanızdan talep edeceksiniz.
Sayın Erti'nin tek banyo isteği ve buna ulaşması, benimle birlikte 5 öğrencinin yaşadığı bir evde tek banyoyu kullanmak zorunda kalan birisi için muhteşem bir nimet. Ama mazide kalan bazı hatıralarımı (Askerlik hatıraları) bana tekrar hatırlattığı için Homestay'ime ne kadar teşekkür etsem az! Bu, işin maalesef komik ama acı yanı. Sanırım 2 hafta sonra DOWNTOWN'da veya en fazla 2 öğrencinin kaldığı bir eve taşınacağım. Burada yazdıklarım gelecek olanların gözünü korkutmasın lütfen! çünkü her zaman her durumda bir çıkış yolu var. Alternatif olarak, Okulunuzla görüşüp kendi durumunuzu anlatıp daha iyi bir Homestay bulabilirsiniz. Fakat ben ilk ayı genede çok büyük bir rahatsızlık çekmiyorsanız, şehri ve yaşamı kavrayabilmeniz amacıyla ilk gittiğiniz yerde geçirin derim.
Türkiye'de malın üzerinde gördüğünüz fiyat ne ise, gider kasaya onu ödersiniz. Fakat Kanada'da durum farklı. Geldiğimin ikinci günü aldığım aftershave'in fiyatının kasada gördüğümden fazla olarak ödendiğini farkedip sorma gafletinde bulununca, kasiyerden aldığım "tax" vergi yanıtı beni şaşırtmıştı. Fiyatlara sonradan kasada vergi konulması matematiğinizi geliştiriyor.
Forumda belirtildiği gibi yaklaşık olarak 100 CAD'yi Otobüs bileti satan yerlere vererek "Two Zone FareCard" lardan alabilirsiniz. Hatta alabilirsiniz yerine, alın! emir cümlesini koymak daha iyi olacak zira haftaiçi saat 6'ya kadar Şehirmerkezinden-NORTHVANCOUVER'A tek gidiş 3.75CAD. Bu Kartla Two Zone FareCard Zone1 ve Zone2 diye ayrılan yerlerde istediğiniz kadar ulaşım aracına binebilirsiniz.Dolayısıyla gelecek olanlar geliş tarihlerini ayın başına getirirlerse cepleri için iyi etmiş olurlar.
Elektronik eşyalar Türkiye'den ucuz. Burada yoğun halde bulunan Future Shoplardan istediklerinizi alabilirsiniz. Yalnız unututlmaması gereken husus, yanınızda getireceğiniz Laptop veya diğer elektronik eşyalarınızın (şarj edilenleri) prize giren aparatlarının maalesef burada farklı olduğudur. Dolayısıyla bu sorunu gidermek için fazladan bir fiş almak durumunda kalabilirsiniz. Veya sizin makinenize uygun aparatı benim yaptığım gibi "Hostfamily"nizden de temin edebilirsiniz.
İç çamaşırı ve çoraplar çok pahalı. Belki ucuz olan yerler vardır ben göremedim. Bilen ve aydınlatacak olan varsa sevinirim :)
Hele, bizde burun kıvırdığımız Haydarpaşa-Gebze hattında seyreden Banliyo treninde Çin işi olan ve 5 tanesini 1YTL'ye aldığımız Kalemlerin veya Kitapların Kanada'da ne kadar pahalı olduğunu görünce, "neden Türkiye'den kalem-kitap almadım?" diye kendi kendime söylendim. (Fakat bu hafta "dolarama" ambeleminin olduğu yerlerde bizdeki gibi kıytırık Çin işi mallarının 1 CAD olduğunu görünce bir nebze olsun rahatladım.)
Giysi ve ayakkabı fiyatları ise uygun. Eğer bavulunuza çok ağırlık koymak istemiyorsanız ve buralardan mont veya ayakkabı almaya niyetliyseniz gönül rahatlığı ile alabilirsiniz.
Gelelim Ütü olayına,
Burada karşılaştığım ve şaşırdığım hususlardan bir diğeri de bu! Bazı Ailelerin Ütü yapmaması garip olduğu kadar ütüye sahip olmalaları da ayrı bir konu. Şimdilik kendi ailem bu isteğimi, "kumaş kalitesinin farklılığı, yangın çıkma ihtimali" gibi komik ve bana göre "cimri" bir yaklaşımla savuşturdu. Kendi ingilizce kursumdaki diğer öğrencilerin bir çoğunun da aynı sorundan muzdarip olduklarını duymam, elbiselerime ütü yapma isteğimin evde kolay kolay gerçekleştirilemeyeceğine yönelik bir karine teşkil etmekte.:)
Başta da belirtildiği üzere, Sayın Erti'nin yapmış olduğu gibi "Gelmden tüm önceliklerinizi belirtin, acele etmeyin, bunların olduğunu teyid edin"
Banka hususu,
Ben forumda yazılanları harfiyen uyguladım. Gerek HSBC Bankasında Vadesiz YTL hesabı açımı gerekse ATM kartı alımı. Buraya geleceklere de önerim forumda ilgili konuda yazılanları uygulamanız. Çünkü HSBC Bankası Downtown'da Georgia Street üzerinde yer alıyor ve dileyen parasını, hesap açıp burayada yatırabilir.
İngilizcenin öğrenimi hususu,
Bence buraya gelmek isteyenlerin mutlaka intermadiate düzeyinde bir bilgi seviyesine sahip olmaları gerekli. Hernekadar acentanız size Kanada için en yaşanılabilir, en modern, en sakin, en fişmekan gibi sıfatları eklese de sonuçta siz Yabancı bir ülkeye geliyorsunuz ve konuşulan dili anlayabilmeniz, hayata adapte olup meramınızı anlatabilmeniz sanıldığı kadar kolay değil. Burası oldukça PAHALI bir şehir bu hususu önemle vurgulamakta yarar var diye düşünüyorum. Dolayısıyla hiç İngilizce bilmeden gelip 6 ay uğraşıp İntermadiate seviyesine gelinmesini zaman ve para kaybı olarak görüyorum. (Ha şu da denilebilir! "Sana ne kardeşim, parası olan verir gelir" Tabii ki, verir gelir ama bu zaman zarfında harcayacağı parayı ve emeği kendi ülkesinde de harcayıp (hatta daha azını) belli bir seviyeye gelebilir.)
Kanada seçimi iyi mi-kötü mü?
Sanırım kendimce herhangibir şey söyleyebilmek için henüz çok erken. Fakat 2 haftada gördüklerim bana ilerisinin daha iyi olacağı izlenimini doğurduğunu söyleyebilirim.
Verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederiz Orçun. Gerçekten basit görülebilir ama çok önemli bilgiler. Kimi diyor vizemi alimde önemli değil herşeyi hallederim ama herşeyi yavaş yavaş iyi bir şekilde yapmak lazım.
Bayramdan sonra başvurcam ya danışman kabulu getirtebilirse 15 gün oldu seni arıycam dedi ama hala ses yok normal mi yoksa ben mi acele ediyorum diye düşünüyorum. Ben pasaport, banka hesapları,tapular,eğitimle ilgili bilgiler,nufusla alakalı bilgiler,sabıka kaydı... sen neler hazırladın? Danışmanla mı çalışıyosun kendin mi başvurcan?
kendim başvurmuyacağım kanadam.com la hazırlıyorum evraklarımı gerçekten çok memnunum. her işi yavaş yavaş yap acele etme bence. danışman şirketinin bi bildiği vardır. bende senin gibi kağıtlar hazırladım.
Orçun genelde iyi olmanıza ve oryentasyon sürecini geçmenize sevindim. Ben de ilk uçuşumda Lutfhansa ile uçmuştum. Frankfurt Havaalanı'nda transit için bekleyiş süresi 5 saattir evet. Bu süre Londra aktarmalı British Airways'da 2 saattir ama British Airways, Lutfhansa'dan iyi bir havayolu şirketi değildir. Ben KLM ile geliyorum bu defa, Amsterdam-Schiphol havaalanında bekleyeceğim süre ise tam 7 saat. :)
Bunların dışında konaklama konusuyla ilgili eklemek istediğim birkaç şey var: Evet. Özel banyo , hızlı internet bağlantısı ve 3 öğün yemek gibi ekstra 3 istekte bulunmuştum ve de hepsi sağlandı ama sanılmasın ki bu talepler ücretsiz. Özel banya için ayda 100 dolar ödüyordum.
İnternet bağlantısı ve 3 öğün yemek, karşılanması çok zor talepler olmadığı için, bunların ücretsiz sunulması ailenin inisiyatifine kalmış. Ama özel banyolu ev isterseniz, cebinizden ayda extra 100 dolar çıkar. Çünkü o banyo sadece ve sadece sizin kullanımıza tahsis edilir, sizden başkası kullanamaz. Benim sözleşmemde 3 extra isteğim de ayrı olarak ücretlendirilmişti ve ilk 8 haftalık kullanımın parasını peşinen ödemiştim. Sonra kendilerine mail atıp, "bakın ben bunların parasını ödedim, bunları geldiğimde görmek isterim, bir sorun olmasın lütfen" babında mail attım ve karşı taraftan "İstekleriniz sorunsuz bir şekilde karşılanmıştır. Standart konaklamınıza ilaveten özel banyonuz, hızlı internetiniz ve günde 3 öğün yemeğiniz olacaktır." cevabı geldiğinde buradan yola huzurlu çıktım.
Her türlü kırtasiye malzemelerinizi şehir merkezindeki STAPLES'dan alabilirsiniz ama burası nıspeten kaliteli ürün satar, bu yüzden size basit görünen bir klasöre 10 dolar vermek durumunda kalabilirsiniz ama her tür stationary (kırtasiye) ihtiyacınızı sadece STAPLES'dan karşılamak zorunda değilsiniz. Büyük süper marketlerde de kırtasiyle ürünleri mevcuttur ve buralarda, tr'deki gibi vapurlarda veya banliyo trenlerinde satılan "10 tükenmez kalem 1 milyon" tarzı çin işi edevatları daha ucuz fiyata bulabilirsiniz. Şehri ve alışveriş yerlerini keşfettikçe nerede ucuz, nerede pahalı öğreneceksiniz. Ucuz iç çamaşırı için Downtown'daki ya da Metrotown'daki SEARS'a, ayrıca East Vancouver'daki Rupert Skytrain Station'ın (millenium line olan) hemen dibindeki Canadian Superstore bakabilirsiniz. Burada da ucuza kırtasiye ve iç çamaşırı, not defteri filan bulabilirsiniz. Ben geçen sene Metrotown'daki Superstore'dan 4 dolara çin işi fön+traş makinesi+makas+tarak bulunduran bir set almıştım, halen çalşıyorlar. Ayrıca Canadian Superstore'da bir Hair Saloon var. Burada saçlarınızı 15 dolara kestirebilirsiniz. Bayanlar kesiyor ama çok iyi kesiyorlar. Onlarda da 2,3 gibi numaralar var,"yanlar 2 üstler 3 olsun" diyip anlaşabilirsiniz ya da ellerindeki katalogdan kellenize uygun bir saç modeli seçip o şekilde bir kesim isteyebilirsiniz valla oradaki bayan saçımı istanbuldaki 11 senelik kuaförümden daha iyi kesti.
Kanada'da şehir gerilimi 110 volttur ve prizler Amerikan tipidir bu yüzden buradan ucuza çevirici alıp gidin. Ben Orçun kadar şanslı değildim, gittiğim evde Amerikan tipi prize uygun zımbırtı yoktu. 2. gün dışarıdan almak zorunda kalmıştım. Tr'ye dönerken, belki avrupadan başka öğrenciler de gelir, bari onlar kullansın diye onlarda bırakmıştım. Elektronik eşya konusunda ise şunu söyleyeceğim. Tr'de yeni olarak lanse edilen fakat Kuzey Amerika'da piyasaya çıkalı çok olmuş biraz demode ürünlerin fiyatları fena değildir. Tr'de bu ürünler aynı zaman dilimi içerisinde daha pahalıya satılır çünkü, tr'de henüz piyasaya sürülmüşlerdir. Ama Kuzey Amerika'da piyasaya yeni sürülmüş ürünlerin fiyatlarının pek ucuz olduğunu söyleyemem. Mesela, Ipod Nano'lar pahalıydı sonra Ipod Killers kategorisi altında farklı markalara ait bir sürü IPOD nano alternatifi piyasaya sürüldü ve bu aletlerinin fonksiyonalite bakımında Apple'ın Ipod Nano'sunan eskiği yok fazlası vardı. Bu yeni ürünler Ipod seçenekleri ile rekabete girip talep görünce Ipod'lar birden ucuzladı. Bu tür hadiseler de elektronik ürünlerde ucuzlamaya sebep oluyor. Arada bir future shop'a bestbuy'a uğrayın, gelişmeleri takip edin; bakarsınız kesenize uygun bir edevat görürsünüz; tükenmeden de kaparsınız.
Evet, Vancouver pahalı bir şehirdir. Ama Kanada'nın 3. en büyük, Batı Kanada'nın da en büyük metropolü olduğu için bu fiyatlar çok abartı değil. Sonuçta yaşam standartları ve hayat kalitesi çok yüksek bir yer. Bize fazla, orada çalışıp yaşayana göre normal olmalı diye düşünüyorum. BC eyaleti Kanada'nın en yüksek vergi alan eyaleti. Malesef bu pahalılık giderek artacak zira, Vancouver 2010 Dünya Kış Olimpiyatları yaklaşıyor. Şehir merkezinde, 2010'a geri sayım yapan bir saat bile var :) Komşu eyalet Alberta'da vergi yok denecek kadar azdır, zira petrol rezervleri dolayısıyla çok zengin bir eyalettir. Vatandaşlarına yol, su, elektrik olarak dönmeleri için vatandaşlarından ekstradan tüketim vergisi toplamaya ihtiyaçları yok. Bir Calgary ya da Edmonton'a yolunuz düşerse siz de farkına varırsınız.
Kurs ile ilgili olarak (2. haftamdayım ve ben Eurocentres'e gitmekteyim) henüz net bir fikir sahibi olabilmem biraz zor. Günden güne türk öğrencilerin sayısının arttığını görmekteyim. Hem Kanada'da hem kendi kursumda. Fakat kendi aramızda Türkçe konuşmamaya gayret gösteriyoruz.
Hocalarla ilgili olarak,
Hem türk hem de yabancı öğrencilerle konuştuğumda farklı yanıtlar almaktayım. Kimileri bazı hocaları sevmekte kimileri sevmemekte. Kendi adıma benim bu tür bir takıntım olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü, burada eğitim veren herkes, kendi dilleri olması hasebiyle İngilizceyi bizlerden çok daha iyi bilmekte . Öğretmenin bir öğrenciye katacağı şeyler tabiiki önemlidir ama bu birazda sizin ne istediğinizle doğru orantılı olarak azalıp-çoğalmakta. Homestay kaldığım evde her öğrenci farklı kurslara gitmekte ve aynı sızlanmaları duymaktayım. Dolayısıyla İngilizce öğreniminin asıl kendinizle alakalı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Forumda "College veya Üniversitelerin" dil kurslarından da bahsedildi fakat ben bunların eğitim müfredatını bilmiyorum. Bazen derslerin oyunlarla anlatılması yadırgansa da ben bu tip oyunlarda bir çok farklı kelime öğrendiğimi biliyorum. Sanırım diğer dil okullarındada değişen pek birşey yok. Advanced seviyesine gelindiği vakit sınıfınızdaki öğrencilerin de ne kadar iyi olduklarını zaten göreceksiniz dolayısıyla bu sizi ders çalışma yeni kelimeler öğrenme konusunda daha bir teşvik edecektir. Kendi kursumda 6 aylık bir parayı peşin ödediğim için kursu değiştirme şansım yok! fakat 2 ay sonra IELTS sınavına hazırlanmak için sınıfımı değiştireceğim ve sanırım kendi üniversite hayatımdaki çalışma sıkılığını 2 ay sonraki sınıfta tadacağım.
Arkadaşlar ben Kanada ya giderken laptop ve fotoğraf makinemi götürücem bunları orada çalıştırmak için dönüştürücüye ihtiyacım olucakmış sanırım bahsettiğiniz gibi onu Türkiye den mi yoksa oradan mı alayım? bazıları havaalanından alırsın dedi burada elektrikcilerde mi satılıyo? birde cep telefonumu alayım mı yanıma orada kullanılmıyo diyolar ama havaalanında kullanabilirim belki aileme haber etmek için telsim hattı çekiyo mu acaba Frankfurt veya Amsterdam havaalanında? yada çekmiyosa havaalanından telefon kartı alıp ailemizi arayabiliriz değil mi?
Sheri, burada cep telefonlarının adaptör prizlerine (ince girişli) uygun olan çeviricilerin fiyatı 10 dolar. Laptop'ınkine uygun olan kalın girişli ve regülatörlü çeviriciler ise 20-25 dolar civarında. Türkiye'de ise cep telefonuna uygun çeviricleri 3 milyona satıyor elektrikçiler. Laptopumun donanınıma regülatör zaten dahil olduğu için ona uygun regülatörlü ve kalın girişli çevirici almadım. 6 milyona iki adet basit çeviri aldım. bir tanesini cep telefonum için kullanıyorum. İkincisini de laptop'um için kullanıyorum. Peki ince girişli çeviriciye laptop, kalın girişli fişini nasıl soktun derseniz; "biraz zorlayınca giriyor" :) Özetle, tr'den al gel. Vodafone da ve Turkcell'de iki havaalanında çekiyor gayet iyi. Cep telefonunu mevcut hattınla kullanabilirsin iki havaalanında da ama yurtdışı servis ücreti malumun.ç. Cep telefonunu kırdırmak suretiyle burada kullanabilirsin. Bunu bu başlıkta yukarılarda bir yerlerde söylemiş olmam gerekiyor. Her cep telefonu satan mağaza sim-lock hack yapıyor mu bilmiyorum ama benim gittiğim yerdeki (Burnaby, Brentwood Mall'daki Fido Store) Çinli eleman 25 dolarmı 15 dolar mı hatırlamıyorum ama çok da yüksek olmayan bir mebla karşısında sim-lock'ını kırmıştı telefonumum. Böylece hem tcell hem de fido hattımı aynı telefonda kullanabildim. Eğer kırmazlarsa burada alacağın hatta uygun telefon satın alman gerekiyor. en dandik olanı 90 dolardan başlıyor. Havalanından telefon kartı almadan da aileni, kredi kartını telefonun kart okuyucusundan geçirmek ve ardından numarayı 0090(alankodu+telefonnumarası) formatında çevirmek şartıyla arayabilirsin.
Teşekkürler Erti O zaman ben Türkiye den bir ince bir kalın çevirici alıyorum. Cep telimide yanımda getireyim artık kırdırabilirsem kullanırım olmazsa yeni bir tel alırım. Bir sorum daha var ben orada master a başvuracağım için diplomamın aslını getirmem gerekiyor mu ? Noterden onaylatılacakmış falan diye duydum doğru mu yoksa fotokopisi olur mu?
Aslının gerekip gerekmediğini bilmiyorum ama yeminli tercüman mühürlü ingilizce çevirisi illaki gerekiyor. Bir de noterden onayın yurtdışında geçerli olabilmesi için apostel midir nedir öyle bir ekstra mühür var o da gerekebilir. ben tam bilgi için ben burada master'a başlayan arkadaşıma sorup sana döneyim, ok?